Bazı insanlar reçetesiz gelir.
Doktor önermez.
Eczane vermez.
Prospektüsü yoktur.
Yan etkilerini de sonradan öğrenirsin.
Bir gün biri çıkar karşına.
Ve uzun zamandır sustuğunu sandığın bütün kimya yeniden çalışmaya başlar.
Daha çok gülersin.
Daha az uyursun.
Telefonun sesi başka türlü gelir.
Sabah uyanınca ilk düşüncen olur.
Gece uyumadan önce son.
Dünyada hiçbir şey değişmemiştir aslında.
Aynı şehir.
Aynı oda.
Aynı sen.
Ama biri gelmiştir ve hayatın kontrastını yükseltmiştir.
Sen de buna aşk dersin.
Belki aşktır.
Belki değildir.
Çünkü yoğun hissetmek ile derin bağ kurmak aynı şey değildir.
Bunu insan genellikle iş işten geçtikten sonra öğrenir.
Bir insanın sana çok iyi hissettirmesi,
sana iyi geldiği anlamına gelmeyebilir.
Aralarında küçük görünen,
ama hayat kurtaran bir fark vardır.
Biri etkidir.
Diğeri sonuç.
Bazı insanlar yanında olduğunda seni gökyüzüne çıkarır,
gittiklerinde yerin altına sokar.
Ve sen gökyüzünü hatırladığın için yerin altını affedersin.
“Beni kimse böyle hissettirmedi.”
dersin.
Doğrudur belki.
Ama bir maddenin güçlü olması,
onun faydalı olduğu anlamına gelmez.
İnsan bazen kendisine iyi geleni değil,
kendisinde en çok şey hissettireni unutamaz.
Öforinin en tehlikeli tarafı mutluluk değildir.
İnançtır.
Bu kez olacak.
Bu insan farklı.
Artık yalnız kalmayacağım.
Beni sonunda biri anladı.
Bütün geçmişimin bir anlamı varmış;
demek ki buraya gelmek içinmiş.
İnsan mutlu olduğunda yalnızca geleceği hayal etmiyor.
Geçmişini bile yeniden yorumluyor.
Bütün kötü şeyleri bir kişiye ulaşmanın bedeli gibi görmeye başlıyor.
Sonra o insan gidince yalnızca onu kaybetmiyorsun.
Onunla birlikte kurduğun geleceği,
geçmişine verdiğin yeni anlamı
ve onun yanında olduğun kişiyi de kaybediyorsun.
Belki bazı ayrılıkların bu kadar ağır gelmesinin nedeni budur.
Bir insan gider.
Ama onunla birlikte birkaç zaman kipini birden gömersin.
Öfori sırasında kullanım talimatları genellikle okunmaz.
Zaten kim prospektüsü mutluyken okur?
Kim:
“Bunun sonu ne olacak?”
diye düşünürken gerçekten sonunu görmek ister?
İnsan bazen bile bile kutuyu açar.
Çünkü yan etkiler yarın başlayacaktır.
Bugün iyi hissettiriyordur.
Ve insanın en büyük zaaflarından biri,
yarının acısını bugünün hazzıyla takas edebilmesidir.