IX. DOZ — BAŞKALARIYLA PAYLAŞMAYINIZ
Kendimi herkese anlattığım bir dönem vardı.
Beni anlayan biri çıkarsa iyileşeceğimi sanıyordum.
Çıkmadı.
Daha doğrusu beni anlayan insanlar oldu.
Ama ben yine aynı bendim.
İşte o zaman anladım:
Anlaşılmak tedavi değilmiş.
Yalnızca yaranın başında birinin oturmasıymış.
Güzel bir şey.
Ama kanamayı yine sen durduruyorsun.
Bazı acılarımı anlatmayı bu yüzden bıraktım.
Gizemli olmak için değil.
Kendime ait bir oda bırakmak için.
Çünkü insan sürekli kendisini açıklarken bir süre sonra kendi hayatının savunma avukatına dönüşüyor.
“Neden böyle yaptım?”
“Neden onu sevdim?”
“Neden geri döndüm?”
“Neden gidemedim?”
Bilmiyorum.
Belki bazen bilmiyorum demek de yeterlidir.
Her yaranın psikolojik bir dipnotu olmak zorunda değil.
Her davranışın çocukluğa açılan gizli bir kapısı da.
Bazen yanlış insanı seversin.
Bazen korkarsın.
Bazen aptallık edersin.
Bazen bütün bildiklerine rağmen aynı hataya ikinci kez yürürsün.
İnsan olmak biraz da kendi teorini çürütmektir.
Kendimi artık herkese açıklamıyorum.
Çünkü beni yanlış anlayan herkesin zihninde düzeltmem gereken bir cümle bırakırsam,
ömrüm başkalarının kafasında yazım yanlışı düzeltmekle geçecek.
Varsın bazıları beni yanlış okusun.
Ben kendimin doğru baskısını bulmaya çalışıyorum.