Seni unutmak için hayatın sesini sonuna kadar açtım. Günlerimi yapılacak işlerle, gecelerimi yorgunlukla doldurdum. Kalabalıklara karıştım; herkes konuştu, ben hiçbirini duymadım. Meğer insan, birini sessizlikte değil, en çok gürültünün ortasında özlermiş. Çünkü dünya ne kadar çoğalırsa çoğalsın, yokluğun hep ondan bir kişi fazla kalıyordu.
Ben senin sözlerine değil, kalbine inanmıştım. Söz yanılabilir, insan korkabilir, zaman her şeyi değiştirebilirdi; ama kalbinin beni yanıltmayacağından emindim. Şimdi senden çok, o eminliğin yasını tutuyorum. Bir başkasının kalbinde yanılmak insana acı verir; fakat kendi sezgilerinde yanılmak, insanın içindeki bütün yolları karanlığa çıkarır. Bundan sonra kimseye güvenemem diye değil, bir daha birine inanırken kendime güvenemem diye korkuyorum.
Çünkü böyle bir dünyada birinin kalbinden emin olmak kolay değildir. Ben bu zorluğu senin için göze almıştım. Sen ise bana, en büyük yanılgının birini yanlış tanımak değil; onun yanında kendini güvende sanmak olduğunu öğrettin.