ARYARKETİP

ARYARKETİP

Yazar
Arya Soysal | Psikolojik Romanlar, Aforizmalar ve Yazılar 24.09.2026

ARYARKETİP II: TERK EDİLEN ÇOCUK

Birinin gidişiyle başlamaz her şey. Bazen bir çocuk, sevdiği insan hâlâ yanındayken terk edilmeyi öğrenir.

Aynı evdedirler. Sofrada karşılıklı otururlar. Ama çocuk bir gün sarıldığı insanın ertesi gün neden bu kadar uzak olduğunu anlayamaz. Ne yaptığını düşünür. Sesini mi yükseltti? Yanlış bir şey mi söyledi? Bir daha ne yaparsa o eski sıcaklığa kavuşur?

Cevabı bulamayınca kendini değiştirmeye başlar.

Daha uslu olur. Daha az ister. Karşısındakinin yüzüne bakıp hangi hâlinin sevileceğini tahmin etmeye çalışır. Çocukken buna uyum sağlamak derler. Büyüdüğünde aynı şeyi bir ilişkide yapınca “Neden kendin gibi davranmıyorsun?” diye sorarlar.

Çünkü kendi gibi davrandığında birilerinin uzaklaştığını görmüştür.

Terk edilen çocuk büyür. Boyu uzar, evi değişir, başka insanları sever. Fakat bekleyişi onunla gelir. Bir mesaj geç cevaplandığında yalnızca telefonuna bakmaz; eski bir korkunun yeniden doğrulanmasını bekler. Birinin sesi soğuk çıktığında ne olduğunu sormadan önce kendinde kusur arar.

Zihni boşlukları hızla doldurur. Belirsizlik ona ihtimal gibi değil, yaklaşan bir kayıp gibi gelir.

Bu yüzden bazen gereğinden fazla açıklama yapar. Bazen “Gitme,” diyemediği için tartışma çıkarır. Bazen de hiç sesini çıkarmaz; kırgınlığını içine gömerse kimsenin ondan yorulmayacağını sanır. Dışarıdan bakıldığında tutarsız görünür. İçerideyse hep aynı soruyla uğraşır: Beni gerçekten istiyor musun, yoksa henüz gitmedin mi?

Her sessizlik bir terk ediliş değildir. Bunu aklı bilir. Ama insan, yıllarca korktuğu şeyi yalnızca aklıyla susturamaz.

Birini sevmek istediğinde kendinden vazgeçmek zorunda olmadığını öğrenmesi zaman alır. “Buna kırıldım,” demeyi dener. Karşısındaki biraz uzaklaştığında peşinden gitmeden önce durur. Ne olduğunu sorar; cevabı beklerken kendini suçlamamaya çalışır. Bazı günler başarır, bazı günler telefonun ışığı yanana kadar uyuyamaz.

İyileşmek, artık kimsenin gidebileceğinden korkmamak değildir. Birinin gidebileceğini bilirken kendini terk etmemeyi öğrenmektir.

Çünkü çocukken başkalarının sevgisini kaybetmemek için kendinden ne kadar uzaklaştığını görmüştür. Şimdi biri yanında kalacaksa, ilk kez onun da orada bulunmasını ister.


 

Bu Yazıyı Paylaş