ARYARKETİP

ARYARKETİP

Yazar
Arya Soysal | Psikolojik Romanlar, Aforizmalar ve Yazılar 24.09.2026

ARYARKETİP IV: GÖLGE

Bir insanı sevmemek için bazen tek bir hareketi yeterli gelir.

Onun kendinden emin konuşmasına tahammül edemezsin. Her istediğini söylemesini kabalık bulursun. Kıskançlığını, hırsını, ilgi görme arzusunu hemen fark edersin. Yanında ne kadar az kalırsan kal, eve dönünce de onu düşünürsün.

“Beni neden bu kadar rahatsız ediyor?” diye sorarsın.

Bazen cevap onun yaptığındadır. Bazen de kendinde görmeye izin vermediğin bir şeyi onda tanımışsındır.

Gölge, insanın yalnızca kötü yanlarından oluşmaz. Sakladığı her şey orada birikebilir. Kızmasına izin verilmeyen birinin öfkesi. Hep fedakâr olması beklenen birinin “Ben de istiyorum,” deme arzusu. Alçakgönüllü görünmek uğruna küçülttüğü yeteneği.

İnsan bunları yok ettiğini sanır. Oysa görmezden geldiği şeyler de onunla birlikte yaşamaya devam eder.

Mesela kendine yıllarca “Ben kıskanç biri değilim,” demiştir. Sonra sevdiği insanın bir başkasına gösterdiği yakınlık içine oturur. Kıskandığı için utanır; utandıkça daha çok öfkelenir. Sonunda karşısındakine söylediği söz, hissettiği şeyden çok daha sert çıkar. Çünkü kıskançlığı anlayıp anlatacak bir yer açamamıştır kendine.

İnsanın kabul etmediği duygular, uslu uslu ortadan kaybolmaz.

Gölgesiyle karşılaşmak bu yüzden rahatsız edicidir. Kendine anlattığı hikâyeyi bozar. “Ben asla öyle biri olmam,” dediği yerde durup “Peki neden bunu yapmayı düşündüm?” diye sormasını ister.

Bu soru, yaptığı her şeyi mazur göstermez. Birini incittiyse sorumluluğu hâlâ ondadır. Ama kendine dürüst olabileceği bir başlangıç sunar. “Öfkelendim,” diyebilir. “Onu kıskandım.” “Ben de takdir edilmek istedim.” Bir duygunun adını koymak, onu davranışa dönüştürmeden önce eline bir fırsat verir.

Bazen gölgenin içinden hiç beklemediği bir şey de çıkar. Yıllarca başkalarını öne koyduğu için gizlediği bir istek. Başarılı olmak isteyen, güzel bulunmak isteyen, hayatında daha fazla yer kaplamak isteyen yanı. Kötü biri olmaktan korkarken kendi gücünü de saklamış olabilir.

Aynaya bakar. Sevdiği yüzünü bilir; zorlandığı yüzüne bakmak biraz daha sürer. Orada gördüğü her şeyi sevmek zorunda değildir. Yalnızca artık başka insanlarda karşısına çıktığında onu tanıyabilir.

Gölgeyi tanımak, karanlığı seçmek değildir. İçinde ne olduğunu bilerek ışığı açmaktır.


 

Bu Yazıyı Paylaş