Gece, üzerine ağır ağır çöktü.
Duvarın çatlaklarından sızan gölgeler, odanın içine sessizce yayıldı. Sokak lambasının solgun ışığı, pencerenin kenarında kırılıyor; duvarlarda nefes alan gölgeler bırakıyordu. Odanın içinde hiçbir şey eksik değildi.
Ama hiçbir şey de tamamlanmış hissettirmiyordu.
Sessizlik bile tamamlanmamış bir cümle gibiydi.
Nefes alıyordu.
Fakat ciğerlerine dolan hava, yaşadığını kanıtlamaya yetmiyordu.
Çünkü insan bazen nefes alırken bile boğulabilir.